Neden İmza?
Ocak 2006 seçimlerinde Hamas’ın siyasi kolu durumundaki Reform ve Değişim Listesi, oyların yüzde 50’den fazlasını alarak 132 sandalyeli parlamentoda 70 vekillik elde etmiş ve hükümeti kurma hakkını almıştı. Bir buçuk yıldır ateşkes ilan etmiş olan Filistin tarafı, aradan geçen süre içinde siyasal sorumluluğa uygun davranıp uzlaşı kapısını açık tuttuysa da, İsrail ve destekçileri ona şans vermek yerine, kapsamlı bir ambargo başlatarak cezalandırma yolunu tercih etmiştir. Yeni hükümeti düşürmek amacıyla, tüm dünyanın gözleri önünde yürütülen ambargo tüm halkı yıpratan, kitlesel bir cezaya dönüşmüş, Filistinliler, “İsrail’in istediği” kişileri seçmediği için adeta mahkum edilmiştir. Bununla yetinilmeyerek, Filistin tarafındaki huzursuzluklar kullanılarak iç savaşın tohumları ekilmiştir.
Ekonomik ve siyasi ambargolar ardından Gazze ve Batı Şeria’ya operasyon başlatan İsrail, çok sayıda sivili öldürmüş, 27 milletvekili ile 8 bakanı da tutuklamıştır. Biri Meclis Başkanı olan milletvekilleri o tarihten bu yana, “güvenlik tehdidi” oluşturdukları gerekçesiyle hapiste tutulmaktadır. Daha önceki yıllardan tutuklu bulunan ve hapiste iken milletvekili seçilen 10 siyasetçi ile birlikte hapisteki toplam politikacı sayısı 40’ı aşmıştır.
Böylece Filistin parlamentosunun üçte biri ile bakanlar kurulunun dörtte biri İsrail hapishanelerine atılarak meclisin ve hükümetin çalışması engellenmiştir.
Halen toplam 9.400 Filistinli siyasi mahkumun bulunduğu İsrail’de, vekillerin tutuklanması üzerinden bir yıla yakın bir süre geçti. Buna rağmen, ne dünya kamuoyunda, ne diğer ülkelerdeki meslektaşları nezdinde ve ne de BM’de en ufak bir kıpırdanma işareti görülmemektedir.
Dünya görüşleri ne olursa olsun söz konusu siyasetçileri, sonuçta Filistin halkı seçmiştir. Milletin vekillerine yapılan muamele doğrudan doğruya bu halka yapılmış bir hakarettir. Filistin halkının seçimine saygı gösterilerek milletvekili ve bakanların serbest kalması için duyarlılık zamanı çoktan gelmiştir. Hiçbir ülke parlamentosu ve hiçbir milletin temsilcileri bu ölçüde aşağılanmamıştır. Filistin halkı bunu hak etmiyor.
Bizler, Türkiye’deki sivil toplum örgütleri olarak, Ortadoğu’da barışın yolunun Filistin’den geçtiğini bir kez daha anımsatırken, halkın meşru temsilcilerinin serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz.
Bu vesileyle Filistin halkı temsilcilerine destek amacıyla geniş katılımlı bir platform kurduğumuzu kamuoyuna duyururken, tüm duyarlı siyasileri, sivil toplum örgütlerini ve toplum temsilcilerini Filistinli vekillerin serbest kalması için desteğe davet ediyoruz.
Atacağınız imzalarla vekillere destek olun!




